18 Ocak 2010 Pazartesi

Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri

İhsan Oktay Anar'dan okuduğum dördüncü kitap olması beni aralarında bir tercih yapmam gerekiyor mu acaba diye düşündürdü. Bir sıralama yapabilirim muhtemelen fakat o zaman zaman değişir. Yine de içimde Suskunlar'ı bulabilirsem tekrar okuma isteği uyandırdı sanırm.

Kitapta ne oluyor diye merak ederseniz eğer torunlarına hikâyeler anlatmakta olan bir Cezzar Dede var. Bir gün Ölüm gelir ve torunlarının elinden güç bela kaçan Cezzar Dede'ye hikâyeler anlatalım karşılıklı her biri için sana birer saat daha vereyim der. Ölüm bir yandan Uzun İhsan'ın peşinden kışarken bir yandan da birbirlerine hikâyeler anlatırlar ve Ölüm hepsine burun kıvırır.

Alıntı yapacağım yerleri işaretlemediğim için şimdi önümde açılan sayfalardan buyrun:

"Feyyuz duraksamadan bu şartı kabul etti ve Azazil'in uzattığı meyvayı aldı; ağzına götürüp dişlerini geçirdiğinde suyu dudaklarının iki yanından aktı; nefis kokusu genzine ve burnuna doldu; dili sonsuz bilgeliğin lezstine temas etti; geçmiş ve gelecek bütün zamanların çeşnileri dilinden ruhuna akmaya başladı. "

"Gülümseyen herkesin cennete baktığını söyledin az önce. Gerek ben gerek sen hikâye anlattığımız sırada gülümsemek için hiçbir fırsatı kaçırmadığına göre en azından bu konuda iddialısın herhalde. "

"Bana kalırsa cenneti, ancak orayı görenler anlatabilir... Çünkü fikrime göre, cennete sadece çocuklar gider."

Benim gibi hafızanız kötüyse kitaba ara verirken hikâyelerin bitmiş olmasına dikkat edin. Bir de güzel kitap işte okuyun yormaz fazla, rahatlatır.

2 yorum:

togliatti dedi ki...

evet yormuyor, ama cabuk unutturuyor kendini bu kitap.

sadece bir cocuk hatirliyorum. bir de dedenin bir sekilde olumu yendigini. oyleydi sanki.

kitabin konusu Bergman'in "The Seventh Seal"ini fazlasiyla animatiyor. Hatta Cezzar Dede'nin Olumle oyun oynamasi ile yazar filmdeki "olum melegi ve sovalye" arasindaki satranc macina da goz kirpiyor. Ama Bergman'in filmi bende cok daha carpiciydi, elbet.

seyyarat dedi ki...

Togliatti,

Öncelikle bana blogspotun bir oyunu mu bu demek istiyorum. Ben sanıyordum ki blogları kapattım. Üstelik profilim de kapalıydı. Sen bunu nasıl gördün anlamadım. Başka da kimse gördü mü bilmiyorum.

Ayrıca şurada halkımızı okumaya teşvik ediyoruz film reklamı niçün? :)